Önlemlere Rağmen İş Kazaları Artıyor

19.yüzyılda sanayileşme ile beraber birçok iş kolu ortaya çıkmış ve insanlar köylerden kentlere göç ederek sanayi alanında çalışmaya başlamıştır. Sanayileşmenin ilk dönemlerinde sayısız insan hayatını kaybediyor ve iş güvenliği konusunda hiç bir tedbir alınmıyordu. Çalışan şartlarının çok kötü olduğu o dönemlerde insanlar günde 14-16 saat çalışıyor ve dinlenmeye hiç vakit ayıramıyordu. Bu da konsantrasyon eksikliğini artırıp, iş kazalarının katlanarak artmasına neden oluyordu. Ancak ilerleyen dönemde işçiler, komünizmin de etkisiyle haklarının farkına vararak, dayanılmaz hale gelen bu çalışma şartlarına isyan etmiş ve günümüzde bugünkü işçilerin sendikalaşmasını ve haklarını koruyacak örgütler kurulmasını sağlamıştır. Ancak gelişmekte olan ülkelerde ve maalesef ülkemizde hala son dakika haberleri ile hayatların son bulduğu haberlerini duyabiliyoruz. Ancak bu yaşanan gelişmeler ve ölümlerin büyük bir çoğunluğu da maalesef üstü örtülerek basında pek fazla ortaya çıkmamaktadır. Bu kazaların artışındaki en önemli etken ise firmaların baskıyla işlerini gereğinden hızlı bir şekilde bitirtmeye çalışmasından kaynaklanmaktadır. Bu hızlı bitirme isteği ise, özellikle ağır iş kollarında geri dönülemez sonuçlara yol açmaktadır.

3. Havalimanı İnşaatında Yaşanan İş Kazaları

Hepimiz İstanbul’a yapılan üçüncü havalimanı açılışını televizyonlarda izledik. Herkes ellerinde patlamış mısır ve yiyecek içecekler ile açılışa koştu. Yapılan bu havalimanı, kuşkusuz ileride ülke adına yararlı olacaktır. Ancak bazı gerçekleri görmezden gelmenin içimize işlediği ülkemizde, bu inşaatın inşasında herkesin içini acıtan birçok işçi ölümünün gerçekleştiği ortaya çıkınca, iş güvenliği konusundaki tedbirlerin hala yeterli olmadığı ve göz ardı edilen bir çok tedbirin yaşandığını ortaya koydu. Maalesef bu ölümlerin en büyük sebeplerinden bir tanesinin ise inşaatın çok hızlı bir şekilde bitirilmeye çalışılmasıydı. Bu kadar devasa inşaatlar sadece ülkemizde değil, dünyanın birçok yerinde yapılmaktadır. Ancak alınan tedbirler sayesinde hiç kimse hayatını kaybetmemektedir. İşçiler, televizyonlara yansıyan ama korkudan televizyon kanallarının çokça üstünde duramadığı bu ölümler hakkında, çok daha çarpıcı ifadelere yer vermiştir. Bazı işçiler, ölümlerin bilinenden daha fazla olduğunu ve bu sebeple bazı işçilerin işi bıraktıklarını bildirmiştir.

İşçi haklarının yıllar önce kazanıldığı düşünüldüğünde, hala bu kadar çok ölümün olması, bazı sendikaların, görevini ne derecede yerine getirebildiğinin sorgulanması gerektiğini ortaya çıkarmaktadır.